📚 Yönetim, İdare, Büyüklük, Saygı

Toplam 23 atasözü bulundu.

Yönetim, İdare, Büyüklük, Saygı

Эл камын ойлоп башкаргандык, кеменгердик.

Halkın problemlerini yönetip çözmek, önderliktir.

Башчы туурас болбосо, журт бузулат; соода туурас болбосо, нарк бузулат.

Başçı dürüst olmazsa, yurt bozulur; ticaret dürüst olmazsa, ekonomi bozulur.

💬 Nark: Paha, fiat, değer, liyakat “Doğru terazi ile tartın, halkın hakkından bir şey kısmayın. Ülkede bozgunculuk yaparak nizamı bozmayın!” (Şuara, 26/182-83)
Башчы экөө болсо, акыл жалгыз.

Başçı iki olsa, akıl tek kalır.

💬 “Bir evde iki horoz olunca sabah güç olur.”
Ага болсоң, акыл айт; акыл айтсаң макул айт.

Ağabey olsan akıl ver; akıl versen makul ver.

Өзүнүн бегин бөктөй албаган, кимдин чигин чиктейт?

Kendi büyüğünü kaale almayan, kimin küçüğüne söz geçirebilir ki?

💬 Oyundaki kazanma ve kaybetmeye dair isimler, makalda fiil olarak kullanılmış. Çükö: Aşık kemiği oyunu. Böktö: Kemiğin yüksek tarafı, gelirse kazanırsın, Çik: Kemiğin çukur tarafı, gelse kaybedersin. Aykür: dik gelse en iyi. Taa, gelse üçüncü seviye. Aykür tüştü çükösü: İşi rast gidiyor. Hit the jackpot.
Улууну урматта, кичүүдөн иймен.

Uluya hürmet göster, küçükten utan, sıkıl.

Ата сөзү алтын, көңүл коюп уксаң; ата сөзүн укпасаң, ажырайсың журтуңан.

Ata sözü altın, kulak verip dinlersen; atanın sözünü duymazsan, ayrılır gidersin yurdundan!

İstişare, keneş

Кан, ак кеңешсе; кул, оң көрсөтөр.

Han ak keneşse, kul sağ gösterir.

💬 Han tarafsız bir istişare meclisi kursa, kullar doğru yolu gösterir.
Жакшы кеңеш, жарым ырыс.

İyi keneş (istişare), işin yarısı.

💬 Irıs: Baht, talih, 2: Nasip, pay “Onlar, Rableri için davete icabet etmekte, namazı dosdoğru kılmaktadırlar. İşleri de hep aralarında istişarelidir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan (Hak yolunda) harcarlar.” (Şura Suresi, 42/38)
Жаш, каруусу (күчү) менен; карт, кеңеши менен.

Genç gücü ile; yaşlı keneşi (meşvereti, tecrübesi) ile.

💬 “Tunç kaleleri gençler kılıçla, ihtiyarlar akıl ve tedbir ile temelinden yıkıp tahrip ederler. Filleri yıkan, aslanı mağlûp edenler ihtiyar tilkinin hilesini bilmezler.” (Sa’di, 1980, 1984)

Dikta, Beylik

Бийлик бар жерде зордук бар, зордук бар жерде кордук бар.

Beylik var yerde, zorlama var; despotizm var yerde, horluk var.

💬 “Allah beni cömert ve güzel ahlak sahibi bir kul olarak yarattı, zorba ve inatçı bir zalim kılmadı.” (Ebu Davud, Et’ime, 17/3773)
Бийлик бар жерде кулдук бар.

Beylik var yerde kulluk var.

Кан менен энчисин бирге жыйган, ээр токумун көтөрүп бош калат.

Han ile malını bir yığan, eğer takımı ile ortada kalır.

💬 Hanlar paylaşmayı sevmezler.
Барбайын десе, эрки жок, башына тиет керки, чот.

Gitmem dese, erki yok; başına değer, keser, balta!

💬 İhtiyar elden gitmiş. “Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık.”

İrade, Fikir Özgürlüğü

Бала, биздики; акылы, өзүнүкү.

Bala bizim, aklı kendinin.

Жөнү жок багыныш, эр жигитке өлүм менен тең.

Zoraki itaat, eryiğide ölüm ile bir.

💬 Bagınuu: Savaşta, kavgada teslim olmak. 2: Otoriteye boyun eğmek.
Баш кесмек бар, тил кесмек жок.

Baş kesmek var, dil kesmek yok.

💬 Bu makal, Manas destanında birçok kez geçer.
Чеченде, жалпынын сөз акысы бар; байда, кедейдин көз акысы бар.

Hitapta herkesin söz hakkı var; zenginin malında, fakirin göz hakkı var.

Demokrasi

Эл ырысын эл тандайт.

Halk devletini, halk kendi seçer.

Rüşvet, Kayırma

Улукка пара бергиче, күн өткөрүп бара бер.

Uluya rüşvet vereceğine, üşenme varıver!

💬 Rüşvet, işin kolayına kaçmak. İş bitirmek ise yiğitliktir. Para, bara: Rüşvet
Калыс ханда, кайын жок; туура ханда, тууган жок.

Adil handa kayın yok; doğru handa kardeş (yakın) yok.

💬 Adil ve doğru yönetici, hısmını da akrabasını da kayırmaz, herkese eşit davranır.
Туура бийде тууган жок; туугандуу бийде ыйман жок.

Doğru beyde akraba yok; akrabalı beyde iman yok.

💬 “İnsaf olmayanda, iman olmaz.”

Delil, Kanıt

Далилдүү сөз, угузат; кур насаат, качырат.

Delilli söz duyurur; boş nasihat kaçırır.

💬 Nasihat eden insan, önce kendi nefsinde denemeli. “Müddeayı ispat için getirilecek deliller, kuvvetli, hakiki olmalı yoksa boyun damarlarını şişirmek hüccet olmaz.” (Sadi, 1980, 166)